SULH HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’NE

                             KARADENİZ EREĞLİ SULH HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’NE

                                                                                                                    Kdz. Ereğli

 

DELİLLERİN TESPİTİNİ İSTEYEN:

Adı ve Soyadı          : Mustafa Şimşek,  A/1 Blok Yönetim Kurulu Başkanı

T.C. Kimlik No         : xxxxxxxx,

Adres                       : Kaynarca Toplu Konutları A/1 Blok  Kdz. Ereğli / ZONGULDAK

 

KARŞI TARAF:        : KARADENİZ EREĞLİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Adı ve Soyadı:       : Kdz. Ereğli Belediyesi

Adres                      : Kdz. Ereğli Belediyesi  / ZONGULDAK

 

DAVA KONUSU     : Ayıp, Gizli Ayıp, Hasar, Çatı Akması  haklarında Delil tespiti

 

AÇIKLAMALAR:

1-      Zonguldak ili Kdz. Ereğli İlçesi Ömerli Köyü, Kaynarca mahallesinde bulunan A/1 Blok yönetimi olarak belediyeye yaptığımız başvuruda, gizli ayıplı mal tesliminden doğan çatı akma sorunu yaşadığımız defaten kendilerine bildirilmiş olduğu halde yeterli teknik bilgiye dayalı önlem alınmamıştır.

2-      Teknik ekiplerinin değişik zamanlar içerisinde gelerek çatının üstüne 80 ton civarında beton atarak defaten yaptıkları müdahaleler ne yazık ki sonuç vermemiş, bu durum kendilerine yazılı dilekçe ile bildirilmiş ve cevap olarak verdikleri belgede bu durumu kendileri de teyit etmişlerdir.

3-      Çatıya yapılan bu hesapsız müdahalelerle binaya aşırı yük binmiş ve taşıyıcı sistemlerde ayrıca risk altına sokulmuştur.

4-      Belediyenin broşürlerinde çatılı ilanlar vermiş olduğu halde, daha sonra çatı yapılmasından vazgeçilmiş olduğu görülecektir.

5-      Bunlara rağmen belediye son yaptığı üç blokta çatı kullanmayı uygun görmüştür. Bu uygun görmenin altında yatan nedenlerden biride bizim bloklar onlar için bir deneme yanılma yöntemi uygulama alanı olmasının ve son üç blokta belediye personelinin çoğunlukta üyeliğinden kaynaklı olması, durumun gerçekliği olarak karşımızda durmaktadır.

6-    Binanın ve binadaki tüm tesisatların yapımındaki işçilik kalitesi düşüktür.

7-    Binanın ısı yalıtımı yapılmamış, konunun ilgili belediye veya bayındırlık müdürlüğünce belgelendirilip belgelendirilmediği hususu açık değildir.

8-    Binanın kolon, kirişlerinde ve köşelerde dikkat çekecek derinliklerde çatlaklar bulunmakta ve bu çatlaklardan yer yağmur yağışında yaklaşık dairelerin tamamına su girmekte, Pencere üstlerinde sahte kirişler bulunmamakta, inşaat esnasında kullanılan malzemenin kalitesiz olması, evin su alması, konutta kapalı garaj olmaması gibi ayrıca fiili ayıplar sayılabilmektedir.

9-    Özetle, Borçlar Kanununun ifadesi ile kusurların başında satın alınan konutun vaat edilen vasıflara uymadığı görülmektedir.

 

10- Ayıplı ve Gizli ayıplı bu gibi durum tespitini belediyeye iadeli taahhütlü mektupla bildirdiğimiz halde, belediye yanıtını vermemekte direnmiştir.

11-  Bu direnci kırabilmek için, savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş ve bunun üzerine belediye tarafından 4030/1049 sayı, 15.10.2010 tarihli yazı ile konuya ilgisiz olacaklarını belirtmişlerdir. Yaşanan sorunun gizli ayıplı mal kavramında olduğu belediye tarafından kabul edilmemekle gerçeğin önü kesilmek, zaman aşımına uğratılarak yok hükmü çıkartılmak istenmektedir. Bu nedenle de 20.11.2009 tarihli dilekçemize Savcılığa Suç Duyurusunda bulunduktan sonra, 15.10.2010 tarihinde cevap verilmiştir.

 

 

KANITLAR:

a)      Belediyeye yapılan yazılı başvuru ve cevabındaki itiraflar.

b)      Çatıda görüleceği üzere yapılan tamirat, tadilat çabaları.

c)      Belediye’nin 16 Kasım 2009 tarihli dilekçemize cevap vermemesi üzerine Savcılığa yapılan suç duyurusuyla bir yıl sonra alınabilen cevabi yazısı.

d)      Yazılı açıklamalarında görüleceği üzere, proje müellifinin statik değerlendirme raporlarına vurgu yapılarak  Döşeme üzerine gelen yüklerin fazlalığından dolayı asla ani bir kırılma ve çökme yapmaz önce çatlar, çeliğin akma sınırı zorlanırsa çok uzun süre sonra kırılma olabilir…” denmektedir.

e)      Belediyenin bildirdiği yanıttaki bu ifadeden de anlaşıldığı üzere, yine kendi ifadeleriyle çelişen, “ ikinci izolasyon ve eğim şapının imalatı da 2005 yılı sonbahar döneminde yapılmıştır  ifadelerini de dikkate alarak, gizli ayıpların ortadan kaldırılma girişimleri yine kendilerince doğrulanmış olmaktadır.

f)       Ayrıca, son yapılan binaların, yine aynı projeye göre yapılması, aynı statik hesaplamalarla yapılmış olması halinde neden onlara çatı uygun görülmüştür?

g)      Son yapılan binalara çatı uygulamasının, yine kendi ifadelerinde bulunan “ proje müellifinin statik değerlendirme raporları ”  ile belediyenin uygulamalarının açıkça bir çelişki ifade ettiği ortadadır.

h)      Belediyenin yaptığı açıklamada geçen, “ikinci izolasyon ve eğim şapının imalatı da 2005 yılı sonbahar döneminde yapılmıştır” söyleminin binaya ne kadar yük bindirdiği de hesaplanmamış, gelişi güzel bir yöntemle yapıldığı alenen görülmektedir.

i)        Bina dış çatlaklarından içeriye giren su miktarı her geçen gün artmaktadır.

j)        Binada kullanılan malzemelerin hatalı olmasının, işçiliğin özensiz olmasının ve daha akla gelmeyecek birçok soruyu akla getirecek görünümün neler olduğu artık su yüzüne çıkmaya başlamıştır.

 

 

 

HUKUKİ NEDENLER:

HUMK. Md. 368–374, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun,  4077/Madde:4, Borçlar Kanunun 196, B.K. madde 197/II, B.K. madde 197 1.fıkrası, T.K.H.M. ’da, ayıplı olduğu bilinerek satın alınan mallarda bu yasa hükümlerinin, yani tüketicinin korunmasına ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını belirtmiştir (madde 4/IV).

 

Tüketicinin korunması Hakkında Kanun’un 4/A maddesinin I. fıkrasına göre, “sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilânlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran, maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler, ayıplı hizmet olarak kabul edilir”.

 

Tüketici malı alırken ayıplı olduğunu görüyor ve biliyorsa bunu bile bile satın almışsa, artık ayıp yüzünden satıcının sorumluluğu yoluna başvurulamaz. Malın ayıplı olduğunu bile bile alan tüketici, satıcının sorumluluğu yoluna başvuramayacağından, kendisine Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinin ikinci fıkrası ile tanınmış olan seçimlilik haklarından da yararlanamaz. Alıcının ayıbı bilmesi, maldaki eksiklikten (maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp hallerinden birinin bulunduğundan) haberdar olması demektir. Böyle bir ayıbın somut olarak bilinmemesi halinde bir takım varsayım ve kuşku uyandıran olgulardan yola çıkarak, alıcının ayıbı bildiği ileri sürülemez. Örneğin satış bedelinin düşük olması her zaman malın ayıplı olduğu ve alıcının bunu bildiği anlamını taşımaz…  Ve İlgili diğer mevzuatlar.

Sözleşme İle Sorumluluğun Kaldırılması ya da Sınırlanması Geçerli Değildir.

 

SONUÇ VE İSTEM:

Meydana gelen zarar ve hatalı tadilat çalışmaları binada yaşamamızı olumsuz etkilemekte, ısınma maliyetlerinin artmasına neden olmakta, huzurlu yaşamı, yaşam kalitemizi önemli ölçüde sekteye uğratmaktadır. Bu nedenlerle hasar tespiti için mahkemenize müracaat edilmesi zarureti hâsıl olmuştur.

Yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü; keşif yapılarak binamıza meydana gelen hasarın neler olduğunun ve miktarının ve gizli ayıpların, bu konuda belirlenecek uzman bilirkişiler marifetiyle tespitini, talep olunan hususlarda tespit olunacak durumları gösterir raporun tanzimini ve bununla ilgili karar verilmesini arz ve talep ederim.

 

                                                                             Saygılarımla.

Kaynarca Toplu Konutları A/1 Blok Yönetim Kurulu Başkanlığı adına,                                              

                                                                               Başkan

                                                                        Mustafa Şimşek

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !