TCK Madde 230;GÖREVİ İHMAL SUÇU

DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN

-------------

TCK Madde 230;GÖREVİ İHMAL SUÇU

 

Mehmet Tan YILDIZ
Sandıklı Hâkimi

Giriş
Görevi ihmal suçu Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, üçüncü babında devlet ida­resi aleyhine işlenen cürümler başlığı altında düzenlenmiştir. Memurlara özgü bir suçtur. TCK ve özel yasalarında memur sayılmayanlar bu suçu işleyemezler. Uygulamada görevi kötüye kullanma suçu ile karıştırılmaktadır. Sonuçlar kısmında her zaman olduğu gibi, suçu soyutlamaya ve tamim et­meye çalıştık.

Madde 230: Hangi nedenle olursa olsun memuriyet görevini yapmakta savsama ve gecikme gösteren veya üstünün yasaya göre verdiği buyrukları geçerli bir neden ol­madan yapmayan memur üç aydan bir yıla kadar hapis ve bin liradan beş bin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.

Bu savsama ve gecikmeden veya üstünün yasal buyruklarını yapmamış olmaktan devletçe bir zarar meydana gelmişse, derecesine göre altı aydan üç yıla kadar hapis ce­zası ile birlikte süreli veya temelli olarak memuriyetten yok­sun kalma cezası da hükmolunur.

Her iki durumda memurun vazifesini geciktirmesinden veya verilen buyruğu yapmamasından, kişiler bir zarara uğramışsa bu zarar ayrıca ödettirilir.

Metnin değerlendirilmesi
Yasa ihdas edilirken suçun konusunu oluşturan hukuki ilişkiler birbirine karıştırılmıştır. Yargıtay Dördüncü Ceza Dairesinin 13.11.1991 gün ve 4911/6041 sayılı kararındaki karşı oy yazısında belirtildiği gibi eski yasa metnindeki efrat sözcüğü, 6123 sayılı Yasa ile kişiler olarak değişti­rilmiştir. Böy­lece tüzel kişiler metin kapsamına girmişlerdir.

Buna rağmen, yasa metninin, amacı tam anla­tamaması nedeniyle uygula­mada, farklı yo­rumlar ortaya çıkmıştır. Örneğin; hazinenin müdahil olmaması halinde zarara hükmedileme­yeceği, gerçek kişilerin zarara uğraması halinde re’sen tazminat verileceği, karara bağlanmış­tır.

Suç devlete karşı işlenen bir suç olmasına rağmen kişisel zararların resen, devlet za­rarları­nın talep üzerine ödetilmesi, yasa koyucunun amacına uygun değildir. Bu nedenle tazmi­nata ilişkin hususları müdahale şartına bağlamak ve özel hukuka ilişkin hükümler doğrultu­sunda ele almakta fayda vardır.

Üçüncü fıkra tamamen ge­reksiz bir düzenlemedir. Nitekim yeni tasarıda metinden çıka­rılmıştır.

Memuriyet­ten yoksunluk süresinin üst sınırının belirtilmemesi de, hak kaybına ve ada­letsiz sonuçlara ne­den olabilmektedir. Hapis cezası yanında ayrıca para cezasına yer veril­mesi, her zaman ifade ettiğimiz gibi lüzumsuz bir müeyyidedir. 647 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra, ha­pis cezası yanında yer alan tüm para cezaları anlamını yitirmiştir.

Yasa maddesinde “hangi nedenle olursa olsun” ifadesi yer almaktadır. Görevi ihmal et­mekte mazeret teşkil eden haller, ya yasaldır ya da yasal değildir. Meşru nedenler varsa hu­kuka uygunluk hali vardır veya kast unsuru yoktur, suç oluşmaz. Nedenler yasal değilse hu­kuken değeri yoktur, sonuca etkili de­ğildir. Bu sebeple anılan ifadenin metinde yer alması gereksizdir. Aslında her­hangi nedenle olursa olsun ifadesiyle, kanunun uygulanmasında katı olunması gerektiği açıklanmıştır. Ancak uygulamada pek çok hal, kastın yokluğuna, be­şeri hataya veya hukuki bilgisizliğe hamledilmektedir.

Tarif ve mahiyeti

Görevi ihmal suçu, memurlara özgü bir suçtur. Madde genel ve yardımcı hüküm mahi­yetindedir. Görevi ihmal sayılan eylem, yasalarda özel bir hükümle müeyyide altına alın­mışsa, bu özel hüküm uygulanır.

Yasada açıkça tarifi bulunmayan görevi ihmal suçu, Yargıtay içtihatlarına ve doktrine göre “işgal ettiği makam itibariyle yasaca belirli bir kamu ödev veya görevini yapmaya me­mur olan bir kişinin, yapmaya zorunlu bulunduğu bir işi yapmaması yahut yasa ve tüzüklerce yapılmasını öngördüğü biçimde yerine getirilmemesi veya belli ve uygun süre içerisinde ya­pılması zorunlu bulunan bir hizmet veya hareketi geciktirmesi, süresinde yapmaması olarak tanımlanmaktadır.

 

http://www.yayin.adalet.gov.tr/15_sayi%20i%C3%A7erik/Mehmet%20Tan%20YILDIZ.htm

********************

DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !